Dereotu Faydaları Nelerdir?









FaydalarıHipertiroid, Hipotiroid, İştah kesici, Osteoporoz, Guatr, Helicobakter pylori ,Antibiyotik agonisti,Menopoz şikayetleri, Hemeroid (basur),Tiroid nodüllerine karşı
Maydanoz grubundandır. Çoğu zaman dereotu ile tereyi karıştıranlar vardır. Dereotu, cacığın, dolmanın içine ve baklanın da üzerine konur. Dereotunun sapları ve yaprakları zengin E-vitamini deposudur. C-vitamini bakımından öylesine zengindir ki, miktar olarak E-vitamininin tam on katıdır. Bir hafta boyunca, öğünlerinize başlamadan önce tüketeceğiniz bir yemek kaşığı dolusu dereotu ileride gelişebilecek tiroid şikayetlerine karşı mükemmel ve mucizevi bir önleyicidir. Bir yıl içerisinde üç-dört kez bir hafta boyunca her öğün öncesinde bir yemek kaşığı dolusu tüketmek en ideal ölçüdür..

Değerli okuyucu, ileride gelişebilecek tiroid şikayetlerine karşı, yukarıda önermiş olduğum önleyici kür şekli en ideal olanıdır. Dereotunu önermiş olduğum bu sınırların üzerine çıkarak abartılı bir şekilde tüketmeyiniz.

Dereotunun tiroid fonksiyonları üzerinde etkili olan ana etkin maddelerinden bir tanesi anethole etkin maddesidir. Anathole dereotunun saplarında, yapraklarında ve köklerinde de bulunmaktadır. Ancak, dereotunun kökleri bu amaçla tüketilmemelidir. Dereotunun kullanılacak olan kısımları sadece ve sadece sapları ve yapraklarıdır. Yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum, tek başına (saf halde) anethole etkin maddesinin alınması (örneğin, tablet olarak) etkili değildir. Kür olarak kullanılmasında dereotunu bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Anethole'ün etkili olabilmesi için beraberinde dereotunun yapraklarında bulunan beta-caryophylenne ve dillanoside yardımcı ve fonksiyonel etkin maddelerine de ihtiyaç vardır.



Soya grubu
Soya grubu denilince, soya fasulyesi ve soya fasulyesinden elde edilen soya ekstreleri, soya içerikli besinler, tofu ve tempe dikkate alınmalıdır.

Soya grubunun, tiroid glandının çalışmasını yavaşlattığı konusunda çalışmalar vardır. Soyanın içerdiği genistein etkin maddesinin tiroid hormon üretimini yavaşlattığı belirtilmektedir. Tiroid peroksidaz enzimini bloke ettiği (inhibe ettiği) bazı bilim adamları tarafından savunulmaktadır. Tiroid peroksidaz enziminin görevi, iyotun tiroid hormonuna bağlanmasını sağlamaktır. Tiroid hormonuna iyot bağlanmadığı taktirde hormonal etkisini gösteremez. 



1 avuç (28 gr) taze dereotu;
  • Günlük C vitamini ihtiyacının %40’ını
  • A vitamini ihtiyacının %43’ünü
  • Riboflavin ihtiyacının %5’ini
  • Niasin ihtiyacının %2’sini
  • B6 vitamini ihtiyacının %3’ünü
  • Folat ihtiyacının %11’ini
  • Kalsiyum ihtiyacının %6’sını
  • Demir ihtiyacının %10’unu
  • Magnezyum ihtiyacının %4’ünü
  • Fosfor ihtiyacının %2’sini
  • Potasyum ihtiyacının %6’sını
  • Çinko ihtiyacının %2’sini
  • Bakır ihtiyacının %2’sini
  • Manganez ihtiyacının %18’ini karşılar.



Sindirim: Çeşitli toplumlarda sindirim sorunlarına karşı kullanılan dereotu sindirime bağlı mide kramplarına ve mide ağrılarına iyi gelir. 2002 yılında yapılan bir çalışmaya (BMC Pharmacology) göre dereotu fazla mide asidi üretimini baskılayarak mide lezyonu (ülser gibi) gelişimini önlüyor. Ayrıca dereotu yağı anti-spazmodik, gaz giderici, hazmettiricidir ve sedatif özellikleri vardır.
Kolesterol: 2008 yılında İran Biyokimya ve Biyofizik Enstitüsü tarafından hayvanlar üzerinde yapılan çalışmada dereotu yapraklarının trigliserid değerini %50 toplam kolesterolü ise %20 düşürdüğü belirlenmiş. Bu araştırmada dereotu yapraklarından el edilen özüt kullanılmış olsa da düzenli olarak dereotu yemek kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir.
Şeker: Antiseptik ve lokal anestetik olarak kullanılan bir fenol olan ve dereotunda bulunan “öjenol” diyabet hastalarında kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Ancak bu alanda daha çok araştırma sonucuna ihtiyaç duyulmaktadır.
Antioksidan: Dereotunun bazı bileşenleri (monoterpene) vücuttaki bazı toksinlerin temizlenmesini sağlayan enzimlerin üretimini tetikliyor. Özellikle sigara dumanının vücutta yarattığı hasarı en aza indirmek için önerilen bitkiler arasında yer alıyor.
Antimikrobiyal: Dereotunun mikropların gelişimini önleyip önlemediği üzerine yapılan çalışmalarda bitkiden elde edilen yağın bazı mikropların gelişimini engellediği yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçları 2006 yılında “Journal of Food Science”da yayınlanan araştırmaya göre dereotu yağı bazı gıdalarda (tahıl taneleri, en çok buğday ve arpa üzerinde) bulunan “Fusarium graminearum” ve diğer 5 mikrobun üremesini önlüyor. Benzer bir çalışma Viyana Üniversitesi tarafından yapılmış ve benzer sonuçlar elde edilmiş.

Sonraki
« Prev Post
Önceki
İlk Kayıt »

Saygı Kurallar İçerisinde Yorum Yapmaya Özen Gösterelim Koda ÇevirKoda Çevir Yüz İfadeleriYüz İfadeleri